Evan Williams adı size neyi çağrıştırıyor? Tamam, Bill Gates, Steve Jobs, Larry Ellison ya da diğer ünlü bilgisayarcılar kadar tanınmış olmayabilir ama şu anda bu satırları okuyabiliyorsanız, bunu ona borçlusunuz demektir.
2000’li yıllarda Blogger’ın kurulduğu zamanları hatırlayan var mı? Evet, ben hatırlıyorum. Yıllar önce (sanırım yıl 2001 ya da 2002) Chip dergisinin bir sayfasında rastladım Blogger’ın tanıtımına. Haberde “internet günlüğü” şeklinde blogların lansmanı yapılıyordu. O yıllarda weblog’un tuhaf bir şekilde kısaltmasıyla türetilen bloglarda günlüklerimizi tutar olmuştuk. Ben o zamanlarda lisedeydim ve bloguma genelde sağda solda bulduğum şiirleri, yazıları kopyalayıp duruyordum.
Bugün ise bloglar belki de internetin en önemli fenomeni. Artık hemen her konuda insanlar blog yazıyor. Hatta bazıları abartıp belli bir konuda blog yazmayı yeni yüzyılda doktora yapmaya benzetiyor. Pekala, kazara icat edilen bloglar nereye gidiyor?
Yazının başında bıraktığımız Evan Williams aslında Blogger’ın yaratıcısı. 2003 yılında şirketini Google satın alınıyor ve o da birkaç yıl Google’da çalışıyor. Fakat ben Economist’in yalancıyım ama Google’ın ona göre bir şirket olmadığını anlıyor. Google bugünlerde inanılmaz buluşlarla başımızı döndürebiliyor olabilir ama Google’ın temelinde muazzam matematik ve algoritma birikimi yatıyor. Tabi, Evan gibi sıra dışı yaratıcılık yeteneğine sahip olan ve en önemli buluşunu kazayla keşfeden birisi için Google çalışmak için iyi bir yer olmuyor.
Pekala, Evan bugünlerde hangi projesiyle karşımızda? Cevap: Twitter. Biri size bir blog verse ve her yazınızın 140 karakterle sınırlı olduğunu söylerse ne yazardınız? Mesela, o an ne yaptığınız olabilir mi?
Twitter’da sadece herhangi bir anda ne yaptığınızı yazıyorsunuz. Fakat hemen her türlü platformu kullanarak yazı yazabilirsiniz. Cep telefonu, MSN, internet, vs. fark etmiyor. Daha sonra aileniz, arkadaşlarınız sizi listesine ekleyip sizi takip edebiliyor. Düşünün bir kere… Otobüstesiniz ve 1 saat sonra evde olacağınızı kısa mesaj olarak Twitter’a yolluyorsunuz. Sizi bekleyen anneniz akşam yemeğini ona göre yazıyor (bu örnek öylesine aklıma geldi yoksa ben böyle yapmıyorum).
Gelelim ülkemize… Facebook’un Türkiye’deki engellenemez yükselişini daha önce yazmıştım. Twitter onun kadar yaygınlaşmamış olabilir ama diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de yakında Twitter fırtınası esecektir. Hatta, cep telefonuyla da kullanılabilmesi Facebook’tan daha çok kişiye ulaşabilme fırsatı doğuruyor. Bu arada, ülkemizdeki Facebook çılgınlığına benzer bir durum da Birleşik Arap Emirlikleri’nde Twitter için yaşanmış. Fakat orada devlet duruma el koyup Twitter’a erişimi yasaklamış.
İlginç olan ise en çok gelecek vaat eden inovatif fikirler sıralamasında Twitter’ın Facebook’tan daha üst sıralarda yer alması. Her ne kadar ülkemizde insanlar Facebook’u konuşuyor olsa da dünyada gündemi Twitter ve yeni nesil sosyal ağ NING oluşturuyor.
Not1: Evan Williams hakkında daha fazla bilgi almak isteyenlere ve bu tür konularda güzel bir kaynak arayanlara Evan’ın blogu olan ewheads’i tavsiye ederim.
Not2: Facebook’la ilgili yazıma Erdal teşekkür etmiş. Ben de kendisine böyle güzel bir blog hazırladığı için teşekkür ediyorum.
Not3: Her ne kadar Damacana’da bu konularla ilgili yazılar yazsam da bazen konunun teknik altyapısı ile ilgili yazılar yazmak istiyorum. Bu tür yazıların hedef kitlesi daha sınırlı olduğu için ayrı bir blog sayfası yaptım. İlgilenen arkadaşları bloguma bekliyorum.
Facebook da bir yere kadar: Twitter
Kaydol:
Yazı Yorumları (Atom)















3 yorum:
Evan Williams'ı yazınız ile daha yakından tanıma fırsatı bulduk. Yani yazınızı okuyunca 2001 yılını düşündüm ben o vakitler liseye yeni başlamıştım tabii internet ne bilmezdim sadece bilgisayarı kurcalardım. Dial-up fatura kabarma hikayeleri yüzünden eve interneti aldıramamıştım bir türlü :)
Yazıya gelebilecek olursam Twitter kullanmadım ama görünüşe göre küçük bir kıvılcımlaşma, bir medya dokunuşu ile milyonlar Twitter'a kayabilir. Özellikle SMS olayını bilmiyordum, bu özellikle ile rakiplerine fark atabilir. Hatta ünlüler bile bu Twitter işine girebilir. Çünkü bugün Tarkan, Murat Boz, Arda Turan vesaire için ölen kızlar var :)
sinan tebrikler, güzel bir yazı olmuş.
evhead'ı, blogger'ı ilk kullandığım günden bu yana takip ediyorum sanırım. blogger buzz'da çıkan yazılarını okurduk, sonra blogger'ı google'a satışları filan.
blogger'dan sonra odeo'yu kurdu diye biliyorum ben. ama video paylaşımını hesap edemedi sanırım. o yüzden you tube ve diğerlerinin çıkışı odeo'nın yıldızının parlamasını engelledi.
ama senin de vurguladığın gibi yine bir yükselen değeri, twitter'ı ortaya çıkardı.
guzel bir yazi olmus..
ama bence twitter kullanimi bugunku potansiyelinden fazla oteye gidecegini sanmiyorum.zaten sms olayinada limit gelir oldu.