Türk tarımının ve hayvancılığın önemli bir kısmına sahip olan Güneydoğu Anadolu bölgesine ait tarım faaliyet raporu TZOB Başkanı tarafından açıklandı. Rapora göre 2007 yılında ülkemizde yeterli yağışın olmaması sebebiyle zarar 5 Milyar YTL'ye ulaşmış, tarımda %7,3 oranında bir küçülme meydana gelmiştir.
Çevredeki Ziraat Odalarından alınan bilgiler doğrultusunda buğday, arpada zarar oranlarının %90'ı, kırmızı mercimekte %60'ı bulmuştur.
Geçen günlerde bahsettiğim Elazığ'a özgü şaraplık üzüm bağlarında ise kuraklığın getirmiş olduğu %30'luk bir zarar vardır. Dünyaca ünlü Malatya Kayısı'sında zarar oranı %60'dır.
Topraktan istediğini alamayan çiftçiler ise hayvanlarını satmaya başlamıştır.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Türkiye buğday üretiminin %13'ünü, arpa üretiminin %16'sını, kırmızı mercimek üretiminin ise %86'sının karşılandığı bir bölgedir. Azımsanacak bir bölge değildir.
Yapılması gerekenler ise şunlardır;
2007 yılında gerçekleşen kuraklığın ülkemiz ekonomisine verdiği zarar açık ve net olarak 5 Milyar YTL'dir. Bu ciddi bir açıktır. Dolayısıyla Türk tarımını iyileştirmeye yönelik çalışmalar yapılmalıdır.
Buna karşılık çiftçi yem, gübre ve mazot fiyatları karşısında ezilmektedir. Son 1 yıl içerisinde gübre fiyatları %105, mazot fiyatları ise %23 artmıştır.
Türkiye bir tarım ülkesidir. Bu unutulmamalıdır. Kuraklığı yenmek için mutlaka kuraklık eylem planları uygulanmalıdır.
Benzer Bağlantılar
Kaynakça
2007 Tarım Faaliyet Raporu - Küresel Isınma Türkiye'yi Vurdu
Etiketler:
kuresel-isinma,
rapor,
semsi-bayraktar,
tarim,
turkiye,
tzob
Kaydol:
Yazı Yorumları (Atom)















5 yorum:
Hangi çağda yaşıyoruz.. hâlâ tarlaların sulanması için yağmur bekleniyor. israilliler çölün ortasında tarım yaparken bizim vatandaşlar tarlasının birkaç metre altındaki suyu çıkarmaya üşeniyor. Gidip gördüğüm yerler var. Kuzey-batı erzincan mesela: tarların yakınından yerden su çıkıyor çevreye yayılarak kayboluyor. hiçkimse basit bir düzenekle orayı kazıp su kuyusu oluşturmayı basit makinelerle suyu tarlalara pompalamayı düşünmüyor, yağmur bekliyorlar.
Her şeyi devlet yapacak diye bir şey yok. halk bir araya gelip bir şeyler yapabilir. o da mümkün değil. sen alevisin ben sünniyim onlar kürt gibi sudan sebeplerle çevredeki köyler birbirlerine düşman. her türlü fakirliği rezilliği hak ediyor bizim millet ama öte yandan köylüleri cahilliğe terk eden devlet yöntimlerinin de çok büyük suçu var.
Kuraklık Eylem Planı yazımda sulama sorununa değinmiştim.
Modern sulama tekniği olan damlama yöntemi mutlaka uygulanmalı...
Hem toprağın verimi açısından hem de suyun verimli kullanılması açısından.
hımm evet modern sulama tekniğine geç kalmadan geçilmeli ama bunun içinde çalışmalar var gap için, ben urfalıyım bugüne kadar bayağı su verdiler tarlalara aşırı sulamadan toprak tuzlandı millet de bilinç olmayınca devlet napsın kardeşşiim!:)gap geldiğinden beri hükümetler milleti bilinçlendirmeyince millet de suyu bol kullandı.Allah tan şimdi biraz bilinçlendirme var.
neyse blogunuz güzelmiş bizede bekleriz.
@bilalrahat
Çok doğru bir hususa değinmişsiniz. Toprağı fazla sulamak iyi değildir. Dediğiniz gibi yeraltı sularının yükselmesi ile toprak tuzlanarak verimsiz hale gelir.
Bilinçli çalışmak için Ziraat Mühendislerine çok iş düşmektedir.
arkadaşlar ziraat mühendisi adayı olrak işe el tamassam olmaz :) ülkemizde malesef kuraklık sorunun dan önce yabancılar tarafından konulan kotalar kaldırılmalıdır.Unutmayın bugün ABD yi dünya lideri yapan 2. büyük etken tarıma verdiği önemdir.