Damacana.org Sayfalarına Hoşgeldiniz!

06 Nisan 2008

Darbuka Sanatçısı Mısırlı Ahmet

"Darbuka benim hayatımdır" diyor Mısırlı Ahmet. Kendi yarattığı darbuka çalma stili ile dünyaca tanınan Mısırlı Ahmet, 17 yaşında darbuka çalmaya başlıyor ve darbuka aşkı onu Mısır'a kadar sürüklüyor.

Mısırlı Ahmet Kimdir?

Mısırlı Ahmet yani Ahmet Yıldırım, 1967 Ankara doğumludur. "Mısırlı" denmesinin sebebi ise dünyaca ünlü darbuka virtüözlerinin sevdasına Mısır yollarına düşmesi ve orada ünlü olmasıdır. Mısır'da Avrupa Birliği'nin desteklediği Akdenizli Büyük Üstatlar(Euro Med Medimusses) projesine dahil olan Mısırlı Ahmet, Türkiye'ye geldiğinde Mısırlı lakabını almıştır. Mısır'da ki lakabıda ilginçtir Türk Ahmet'tir.

Mısırlı Ahmet, darbuka ile tarih boyunca denenmemiş bir teknik ve çalma stili geliştirmiştir. Onu da diğer darbuka çalanlardan farklı kılan budur. Kendisini TRT 2'de Telvin adlı program da izlediğim de bu teknik ile ilgili olarak insanları sadece darbuka dinlemek için konserlerine geldiğini, bunun da açıkçası biraz ilginç olduğunu da söylüyordu.

Giyiniş tarzı ve sakalları ile etnik bir havası olan Mısırlı Ahmet, şimdiler de ise Avrupa Birliği'nin desteği ile Avrupa'nın çeşitli yerlerinden konserler veriyor. Son albümünü ise 2005 yılında yine bu proje kapsamında çıkarmıştır.

Mısır Yolculuğu

24 yaşında Ahmet Yıldırım, Mısır'a gitmeden önce de büyük bir sanatçıydı. Bunu da geliştirmiş olduğu teknikden anlayabiliriz. Ama o tekniğini dünya da en iyi yapabilmek için ustaların yanına yani Mısır'a genç yaşta gitti.

Mısırlı Ahmet o günler için "Leventle, ritim üstadı kardeşimle birlikte gittik biz Mısır'a. Aldık elimize çantalarımızı ve bu işin en iyi yapıldığı yere, darbukanın New Orleans'ı Mısır'da aldık soluğu. Kahire'de Ramses diye bir caddede, 20 milyonluk bir şehirde bulduk kendimizi. Şaşkın şaşkın gezip binalara bakan çocuklardık. Darbuka arıyorduk, darbukacı arıyorduk, müzik arıyorduk. Ama tabi kısa bir zaman sonra kafamızdaki Mısır'la karşılaştığımız Mısır arasındaki uzaklıkları görünce şaşırdık tabi. Kafamızı bir duvara çarptık anlayacağınız..

Biz göklerdeydik Kahire'ye giderken ama gittiğimizde birden yere indik. İdealizmin öldüğü bu çağlarda biz Leventle birlikte bir nevi öncülüğüne soyunduk. Tabii çok sonraları Türkiye'ye döndüğümde ise beni burada insanların çoktan duyduğunu, dinlediğini öğrendim. Artık Mısırlı Ahmet'i tanıyordu insanlar çok uzaktan da olsa…

İşte nasıl bir teknik geliştirmiş, nasıl olmuş da darbukayı bu kadar hızlandırmış diye soruyorlardı birbirlerine. Çünkü yepyeni bir darbuka çalma tekniği bulmuştum kendime ait. Mısır'a gitmeden önce bulmuştum bu tekniği ve Mısır'da tanıttım. Türkiye'de de insanlar beni Mısır'dan gelen haberlerle duydular. Hayatı kavradım bütün bu süreçte, sadece darbukayı değil. Darbukayı eline alan insanların neler yaptığını anladım..

Darbuka çalan insanlar ne yazık ki çok kötü bir kimlik ve imaj bırakmışlardır biliyorsunuz. Darbukayı eline aldığı zaman bahşiş toplayan, soytarılıklar yapan güldürmeye çalışan bir adam olarak tanınıyor darbukacı..

Ama bunun enstrümanla hiçbir alakası yok… Ben bugün bunu değiştiriyorum bir nevi…" bunları diyor.

Albümleri

  • Natural Moments (2005)
  • The Search (2001)
  • Mel de Cabra (2000)
  • Oriental Dance and Percussion (1993)

Mısırlı Ahmet Videoları

Yararlanılan Kaynaklar

Bağlantılar

0 yorum:

E-posta adresinizi giriniz
Alternatif Abonelikler

    Rss Okuyucu Kullan Sosyal Ağ

    Rss Okuyucu Kullan Son Yazılar

    Rss Okuyucu Kullan Son Yorumlar

    Rss Okuyucu Kullan Bağlantılar