
Türkiye Cumhuriyeti'nin önemli kurumlarından biri olan Merkez Bankası geçtiğimiz günlerde faiz oranlarını arttırdı. Hükümet ile MB'nin aralarının açık olduğu zaten kulislerde konuşuluyordu, şimdi de ATO Başkanı Aygün ve BORYAD Başkanı Bahçuvan kararı yargıya taşıyacaklarını bildirdiler.
Aslında bu olaylar geçtiğimiz hafta yaşandı, ben ise beklemede kalarak olayların sakinleşmesini istedim.
Merkez Bankası'nın (bundan sonra MB olarak bahsedilecektir) gecelik borçlanma faiz oranlarını 0,50 baz puan artırması ve buna göre, gecelik borçlanma faiz oranı yüzde 15,25'ten yüzde 15,75'e, borç verme faiz oranı da yüzde 19,25'ten yüzde 19,75'e yükselmesinin ardından konunun yargıya taşınması ekonomi bloglarına da yansıdı.
Ekonomi Türk ve İyi Para bloglarında konu doğal olarak eleştirildi. Tekerleği tekrar keşfetmenin anlamı yok, ben tekrar eleştirmiyorum. Sadece katılıyorum diyorum.
Benim takıldığım nokta, hükümet ile MB Başkanı Durmuş Yılmaz ile arasının açılması olayıdır.
Geçtiğimiz günlerde Bakanlar Kurulu toplantısına çağırılan MB Başkanı Durmuş Yılmaz tam 5 saat kapıda bekletildikten sonra içeri alınmış, Kemal Unakıtan ve Kürşat Tüzmen tarafından başbakana şikayet edilmişti.
Hatta Unakıtan, yine açık sözlü davranarak TRT 1 de ismini hatırlayamadım bir program da MB Başkanı Yılmaz'ı küresel nakit sıkıntısı karşısında uyardıklarını ama bunun MB tarafından dikkat alınmadığı için kızgın olduğu TV ekranlarından bir kez daha bildirdi.
Hükümetin MB'na olan kızgınlığın sebebi bilinmese de para sorununun hükümet ile farklı yerlerde arandığı bir gerçek.
MB yaşanan faiz arttırımına gerekçe olarak Türkiye içi sorunları olan gıda ve enerji fiyatlarındaki yükselişi göstermişti.
Hükümet ise kabahati dışarıda arayarak asıl krizin dünyadaki dalgalanma sonrasında para sıkıntı ve bunun önleminin alınmaması şeklinde yorumlamıştı.
Kabahat kimde olursa olsun, olan bizim iş adamlarımıza oluyor.
Benzer Bağlantılar