İstanbul'da bir kız öğrencinin yurt yönetimi ile yaşadığı sorun bugün haber ajanslarına düştü.
Hürriyet,
Vatan ve
Milliyet haberlerindede, "İstanbul Avcılar’daki bir öğrenci yurdunda kalan üniversite öğrencisi C.G’den (18) boynunda ve yüzünde kızarıklıklar olduğu gerekçesiyle bekâret testi istendi." dedi. Haberlerin aynı olmasının sebebi haberin Doğan Haber Ajansı tarafından alınması.
Peki olayın gerçeği neydi? Olay basına yurt tarafından bekaret raporu istenmesi şeklinde yansısa da işin aslı söz konusu raporun kızın babası tarafından aldırılmasıydı.
Hal böyle olunca Zaman Gazetesi de olayı, "
Hürriyet, Milliyet ve Vatan yine çarpıttı" başlığı ile verdi.
Peki bu haber nasıl verilmeli diyorsanız, örnek olarak
Ntvmsnbc.com'un haberi gösterilebilir.
Ntvmsnbc.com da başlık "Kız yurdunda bekaret testi iddiası". Haber, "İddiaya göre" kelimesi ile başlıyor ve alt başlıkta da "... yurt yönetiminin bekaret testi istediği öne sürüldü" ifadeleri geçiyor.
Bu işlerle uğraşmış biri olarak söylüyorum, gazetelerin ajans haberlerine intiba etmemesi ve her zaman şüphe ile bakması gerektiğini savunuyorum. Zira ajans muhabirlerinin çok azı İletişim Fakültesi mezunu. Hal böyle olunca muhabirlik işi, kahvehaneci, bakkal, berber, boyacı gibi meslek sahiplerinin ek işi oluyor. Bu husus tecrübe ve görgü ile sabittir.
Bu yazıları yukarıdaki haberi yapan ajans muhabiri suçlamak veya karalamak için yazmadım. Muhabirlik hakikaten zor bir iştir, bir habere ulaşmanın zorluğunu çok iyi bilirim. Bir haber üzerinde güvenilir bir bilgi alınamamışsa diğer alınan bilgilere muhabir güvenmek zorundadır. Burada hata haberi olduğu gibi aktaran medyadır.