Damacana.org Sayfalarına Hoşgeldiniz!

31 Ocak 2009

Google'ın Kafayı Yediği An


Google'ın ya da benim bilgisayarın kafayı yediği an. Buradan buyrun...

27 Ocak 2009

'Güneşi Gördüm' Gerçek Oldu


Mahsun Kırmızıgül'ün yeni filmi 'Güneşi Gördüm' 13 Mart'ta vizyona girecek ama film şimdiden hazin bir şekilde gerçek oldu.

Film gösterime girmediği için konusunu tam olarak bilmiyorum; fakat fragramınından anlayabildiğim kadarıyla filmin bir kısmı iki kardeşin karşılıklı olarak nasıl savaştığını anlatıyor.

Filmin vizyona girmesine az bir zaman kala, 'gerçek oldu' dedirten olay ise geçtiğimiz ay, Ağrı'da PKK'lılarla çıkan çatışmada 2 askerimiz şehit olduğu haberinin detayları diyebiliriz. Şehit olan Fevzi Göngör'ün ağabeyinin de PKK örgüte katılmış olmasını Radikal Gazetesi alttaki cümle ile açıklıyor. 

Şehit komando er Fevzi Göngör’ün ağabeyinin PKK’nın dağ kadrosunda olduğu öğrenildi. 26 yaşındaki ağabeyi Ferdi Güngör’ün 2007’de örgüte katıldığı arandığı belirtildi.

Umarım bir yaşananlar günün birinde Cahit Sıtkı'nın dediği gibi kardeş kavgasına bir nihayet olur.

26 Ocak 2009

Tazebunlar.com


Tazebunlar.com, genç yatırımcı Ali Özbek tarafından 2007 yılında hayata geçirilmiş bir e-ticaret sitesidir. Diğer e-ticaret sitelerinden en önemli farkı ise sadece meyve satışının yapılıyor olması diyebiliriz.

Tazebunlar.com ile 'Odtü'lü kabzımal' olarak anılan Ali Özbek, bu projesinde arkasına Türkiye'nin lider meyve pazarlayıcısı everfresh'i alarak piyasaya iyi bir giriş yapmıştır. Ali Özbek'te everfresh firmasının çalışanı olduğunu ve meyva pazarını iyi bildiğini tahmin etmek zor olmasa gerek.

Ali Özbek, başlangıç hedefleri olarak, "Tüketiciler sadece birkaç dakikada internet sitemizi gezerek ürünler hakkında bilgi alabileceği ve sipariş verebileceği bir altyapı kurmak istedik" olarak açıklıyor. (Kaynak: Kapital Dergisi)

Yemeksepeti.com gibi tazebunlar.com'un da aslında en büyük avantajı kapıda ödeme sistemidir. Zira ülkemizde e-ticaret ve güvenlik tam gelişmediğinden ya da internetten alışveriş de güven ortamı oluşmadığından en büyük avantaj gibi gözüküyor.

Tazebunlar.com çalışma sisteminden bahsedecek olursam, şu an için sadece İstanbul semtlerine hizmet verdiğini ve hafta içi 10:00 - 20:00, Cumartesi 11:00 - 18:00 saatlerinde çalıştıklarını, Pazar günleri ise paket teslimatı yapmadıklarını açıklayayım.

Ürün portföyünde ise birçok meyva çeşidi bulunuyor ve tazebunlar.com'un dikkat çektiği en önemli hususta meyvaların özenerek seçiliyor olması olarak ifade edilebilir.

Site için tazebunlar.com'un kurucusu Ali Özbek'in 150.000 TL yatırım yapmış olmasını yazımın en sonuna not olarak bırakıyorum. Zira bloglara yapılan yorumların çoğu hep son cümle ile alakalı oluyor.

21 Ocak 2009

2008'in En Büyük 20 Reklamvereni


1 P&G
2 Unilever
3 Reckitt Benckiser
4 Coca-Cola
5 Ülker
6 Eti
7 Turkcell
8 Frito-Lay
9 İş Bankası
10 Henkel
11 Avea
12 Arçelik
13 Vodafone
14 Türk Telekom
15 Nestle
16 NNR Pazarlama
17 Danone
18 İstikbal Mobilya
19 Cadbury Kent
20 Garanti Bankası

Kaynak: Mediatcat Dergisi

15 Ocak 2009

İsrail Karşıtı Yeni Bir Nesil Yetişiyor


Geçtiğimiz gün yerel basında okullarda savaş mağduru Filistinliler için yardım toplandığı haberini görmüştüm. Yardım kampanyası meğer yerel bir kampanya değil, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 07.01.2009 tarih ve 2009/2 Genelgesiyle tüm il ve ilçe yönetimlerine tebliğ edilerek tüm Türkiye'de organize edilmiş.

Yayınlanan genelgede özetle; İsrail'in saldırıları sonucunda kardeş ülke Filistin'de yüzlerce sivil ve çocuğun öldüğünü, Filistin'e uygulan tecrit ve amborgolar dolayısıyla insani yardımın had safhada olduğunu, Filistinlilere destek vermek için bir yardım kampanyasının başlatıldığı bakanlık tarafından duyuruldu.

Yardım kampanyası ise yasalara uygun bir şekilde, ailelere gönderilen zarf ve içinde Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in de imzası olan bir yazının öğrenciler tarafından ailelere gönderildiği, kapalı zarfların komisyonlar tarafından açılarak 19 Ocak günü Gazze'ye Yardım Hesabı'na gönderileceği bilgisi de yer alıyor.

Buraya kadar herşey normal. Normal olmayan kısım uygulama aşaması.
Her ne kadar yapılan iş bir yardım da olsa, nihayetinde ortada iyi-köyü ya da doğru-yanlış durumu söz konusudur. Yapılan iş doğru olabilir ama perde arkasında getirdiği ayrım ve ırkçılık da yanlıştır.

Savaşta çocukları öldürmek ne derece suçsa, karşı tarafın da çocukları kullanmasının da ondan aşağı kalır yanı yoktur. 

İlla ki yardım yapılacaksa, Başbakanlığın, Diyanetin veya özel yardım kuruluşlar vasıtasıyla yardım yapılabilir.

Çocuklarımız maalesef İsrail'i suçlu olarak tanıyacaktır. İsrail dünyanın en suçlu ülkesi de olsa, ki zaten olanlar onu gösteriyor, yine de bu çocuklarımıza yansıtılmamalıdır.

Çocuklar o yaşlarda iyi ile kötüyü ayırt etme gücüne sahip değildir. Neticede bu bir siyasi duruştur, Bakanlık yayımladığı Genelge ile çocukların üzerinden siyaset yapmıştır. Bence bir hatadır, umarım iyi niyetle sehven yapılmıştır.

Ekleme: Konu ile alakalı olduğunu düşündüğü Reuters ajansının geçtiği "Pakistanlı çocuklar İsrail'e bileniyor" başlıklı haberi de yazmak istiyorum. Herhalde bu da hadisenin ikinci level'ı olsa gerek. İşte o haber;

İslami fanatizmin en güçlü olduğu ülkelerden biri olan Pakistan'da 3 bin çocuk, İsrail'in Gazze saldırısını protesto etti. İslam Cemaati Partisi'nin güneydeki Karaçi'de düzenledi gösteride çocuklar partinin kurucusu Muhammed Ali Cinnah'ın mozolesi yakınında toplandı. Başlarına 'cihat' yazılı bantlar takan çocuklar, 'Üç Büyük Şeytan: Amerika, İsrail ve Hindistan' ve 'Arap lisderlerine yazıklar olsun' yazılı pankartlar taşıdı. İsrail bayrağı da yakıldı. Parti lideri Muhammed Hüseyin Mehanti, kalabalığa hitabında, "Bugün, Amerika'ya karşı durmaya hazır olduğumuza karar verdik. Bombalanan Müslüman çocuklara ve annelerine destek vermeye hazırız" dedi. 

14 Ocak 2009

Hedef Türkçe


Hedef Türkçe, dilimizi korumak ve içimizdeki Türkçe düşmanını kovmak için Hasan Yılmaz tarafından hayata geçirilmiş bir Türkçe sitesidir.

Hedef Türkçe ile ilgili olarak sevgili Hasan'dan bir kaç bilgi rica ettim. Hasan, Hedef Türkçe'nin Temmuz 2008 yılında açıldığını, etrafımda olan, okuduğu, gördüğü Türkçe hatalarına dikkat çekip bunların doğrularını göstermek amacında olduğunu belirterek "güncel bloglardan ya da haber kaynaklarından örnekler veriyorum daha çok. Tepki gösteren de var teşekkür eden de. Ancak düşünülen ne olursa olsun gerçek olan Türkçe'ye sahip çıkmamız ve doğru kullanmamız gerektiğidir.  Ayrıca Türkçe ile ilgili haberlere ve çevirilere de yer vermeye çalışıyorum." demişti.

Hedef Türkçe ile Damacana'nın da ilk teması Eylül ayında olmuş, "Araba.com - Fake İlanlara Dikkat" yazımın doğru başlığının fake yerine sahte veya uydurma şeklinde olabileceğine ilişkin yazı ile tanıştım.

Türkçe konusuna bu kadar değer verdiği için Hasan Yılmaz'a teşekkür ederim.

12 Ocak 2009

15 Etohum Yatırımcısını Bekliyor


Yatırımcı ve profesyonel internet girişimcilerini bir araya getirmeyi amaçlayan Etohum, 31 Ocak Cumartesi günü İstanbul Teknik Üniversitesi'nde Türkiye'nin 15 yeni girişimcisini açıklayacak.

Fikir üretmekten ziyade bu fikirleri hayata geçirmenin zorluğunu belki de en iyi bilenlerin başında gelen etohum'un kurucusu sayın Burak Büyükdemir, bir İşletme hocası olduğu için etohum ile başarıya ulaşacaklara şüphesiz en önemli desteği öncelikle kendisi verecektir.

Etohum TV'den takip ettiğim kadarıyla bu organizasyon sadece etohum'a katılan girişimcilere değil, bence kafasında girişim fikri olan adayları da teşfik edecektir.

Siz de 15 yeni internet girişimcisinin açıklanacağı bu organizasyona buradan yerinizi ayırtarak katılabilirsiniz. 

11 Ocak 2009

Google Apps Nasıl Kullanılır?


Google Apps servisi kullanıcılara kendi domainleri (alan adı) ile bir Google hesabı sahibi olmalarına olanak sağlayan bir Google girişimidir. İş dünyasının gereksinimleri arasında yer alan Gmail, Google Takvim, Google Dokümanlar gibi pek çok faydalı servis Google Apps bünyesinde barındırılır.

Kısaca Google Apps'ın ne olduğuna değindikten sonra bu servisin nasıl kullanılacağına geçeyim. Bu hususta benden birçok arkadaş destek istedi, onun için artık bu yazıyı yazmak ben için farz oldu diyebilirim. 

1- Öncelikle Google Apps'ı kullanabilmeniz için domaine ihtiyacınız var. Eğer bir domaininiz varsa Google Apps'a buradan kayıt olabilirsiniz.

2- Birinci adım kolay olduğu için herkesin genelde takıldığı noktayı anlatacağım. İkinci adım, domain ayarlarını Google Apps'e göre düzenlemedir. 

Etki alanınızın e-posta hizmeti olarak Google Apps'ı kullanmak için MX kayıtlarınızı, Google'ın posta sunucularını gösterecek şekilde değiştirmeniz gerekir. Bunun için domain firmanızın ayar bölümüne girerek bu sayfadaki bilgileri tek tek domaininizin Mx Record bölümüne yazınız. 
(dnspark.net için örnek damacana.org Mx Kayıtları)
3- Sonrasında ise Google Apss sayfasından giriş yapabilirsiniz. Sonrası bildiğimiz gmail.

Eğer tüm adımları yapmanıza rağmen servisi hala kullanamıyorsanız bir gün beklemenizi, Mx kayıtlarının yönlendiğinden emin olduktan sonra buraya sorularınızı yazabilirsiniz.

10 Ocak 2009

Bir Blog Ne Zaman Ti'ye Alınır


Bir blogun ti'ye alınması için gerekli şartlar nelerdir diye bir düşünün. Binlerce takipçi mi? Yoksa onbinlerce ziyaretçi mi? Hayır, bir blogun ti'ye alınması için bence gerekli tek şart, yazılan yazıların mutlaka arama sonuçlarında üst sırada çıkması gerçeğidir.

Şu an benim blogumun 2000'in üzerinde takipçisi ve aylık ise 150.000 kişi ziyaretçisi bulunmaktadır, ama öyle tahmin ediyorum ki, ben bir hususta aleyhe, hoş olmayan ve kötü reklam imajı veren, gerçek bir durumu blogumda yazsam, yazdığım yazının muhatabı firma blogumu ti'ye almayacaktır.

Bunun da nedeni genel olarak küçük bir kitleye hitap etmemizdir. Bir televizyon gibi milyonlarca kişiye yayın yapmıyoruz.

Ne zaman yazılan yazı arama sonuçlarında üst sıraya çıkar, o firma hakkında bilgi edinmek isteyen hedef kitleye ulaşırız, işte o zaman blog, bir televizyonun önüne geçer.

Benim bir firmam olsa ve bir blogda benim firmam adına aleyhe bir yazı yazılmışsa umursamam, güler geçerim; ama bu blog Google aramalarında benim firmamın arkasından ikinci sıraya gelirse endişe duyarım.

Onun için yazılarınızın er ya da geç ti'ye alınmasını istiyorsanız, arama motoru optimasyonuna önem vermenizi tavsiye ediyorum.

05 Ocak 2009

Ünlü Blogcudan Bedava CSS Kitabı


Ne zaman Google Adsense konusu açılsa, gavurların bir tıka ne kadar çok kazandığından yakınır, kendi sitemizin İngilizce içerikte olsa ayda şu kadar daha fazla kazanacağı gibi saçma hesaplar yaparız.

Oysa yabancı blogcular ortalama bir Türkçe sitenin hitini almak için bir kitap ya da bir bilgisayar dergisine yetecek kadar yazı yayımlar.

Bunun en güzel örneği Woork olarak bildiğimiz Antonio Lupetti'dir. Bizim İtalyan blogcumuz 2008 yılında yazıdığı yazıları derlemiş ve ortaya bir kitap çıkmış.

Kitapta ise CSS'den başka Ajax, Blogger, HTML, Web Programlama ve Web Tasarım konuları yer alıyor. Yalın ve anlaşılır bir İngilizce ile yazılmış olmasından dolayı herkese tavsiye ediyorum.

İndirin, çıktı alın, okuyun, bu işlere yeni başlamışlara hediye edin, Türkçe'ye çevirin zengin olun.

İade-i İtibar


Türk Ceza Kanunu ile Türklüğü elinden alınan ünlü şairimiz Nazım Hikmet, 58 yıl sonra Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı hakkı geri verilecek.

St.Petersburg'daki Rusya'nın önemli şahıslarının yattığı mezarlığa defn edilen Nazım Hikmet'in mezarının taşınıp taşınmayacağı hususundaki kararı ailesi verecek, ailesi ise mezarın Rusya'da kalmasında yana...
Rusya, bizim değerimize sahip çıkıp yıllar önce ünlü Novodevichy Mezarlığı'nı Nazım'a açarak ıspatladı. Biz de geçte olsa iade-i itibar etmiş olduk.

Her Toplum Kendi Kaderini Kendi Çizer


Bugün bu başlık ile Filistin'i suçlamak istemiyorum, asıl değinmek istediğim nokta yapılan hataları göstermek. Nahnu.org'da yayımlanan bu harita aslında Arap Ülkeleri - İsrail savaşını özetliyor. 1946'dan günümüze kadar devam eden bu savaşın ilk hali, İsraillilerin nasıl ufak topraklar alarak bir ülke kurduğunun en büyük göstergesi. Filistinli çocukların kaderi atalarının yaptığı bu hatanın bedelini ödemek olsa gerek... Nasıl biz atalarımızın bir karış toprak için verdiği mücadelenin sonucu özgür bir şekilde sokakta gezebiliyorsak, Filistinli çocuklar da atalarının bir karış toprağı üç kuruşa satmanın ceremesini çekiyorlar.

Yine de insanlar kaderine razı olmamalı. Filistinlilerde kaderlerine karşı çıkarak, bir ulusun vermesi gereken mücadeleyi veriyorlar. Burada asıl önemli nokta, dünyanın acizliği.

Bu savaş sonrası artık gözümde Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği bir hiçtir. Varlığı ve üye olmamız konusunda daha önceden sürekli destek verdiğim bu iki kurum, olması ya da olmaması dünya barışı için bir anlam ifade etmiyor.

İsrail'in savaş suçu işlemesi ve buna yukarıdaki iki kurumun sessiz kalması ya da destek olması dünya için bir utanç tablosudur. Ankara'nın bu konuda girişimlerinin de boşa çıkması ülkemizin dünya arenasında sözünün ne derece geçtiğinin bir ispatıdır.

E-posta adresinizi giriniz
Alternatif Abonelikler

    Rss Okuyucu Kullan Sosyal Ağ

    Rss Okuyucu Kullan Son Yazılar

    Rss Okuyucu Kullan Son Yorumlar

    Rss Okuyucu Kullan Bağlantılar