Erdal ve Blogspot konsept değiştirdi ve Erdal ve Futbol oldu. Uğrayın, RSS'lere ekleyin, link değişin, sponsor olun.Devamı...
Sergen Yalçın ve Europen Reklamı
Kadim dostum Beşiktaşlı Tolga bilir, fantastik bir Sergen Yalçın sevdam vardır. Her ne kadar içten ve koyu bir Beşiktaşlı da olsa Sergen, Türkiye'deki her futbol severin ben dahil sevgisini kazanabilecek bir yeteneğe sahiptir.
Chelsea'ye attığı goller, Denizli'ye attığı frikik golü ve Fenerbahçe'nin toy kalecisi Recep'i frikikte ters köşede avlaması Sergen'in unutulmazları arasındadır.
Hatta dünyaca kabul edilen en iyi frikikçilerden Pierre Van Hooijdonk, Recep'in yediği gol ile ilgili olarak, "Sergen'in frikiği fantastikti. Kalecimizin diğer köşeyi kontrol etmesi gerekiyordu. Çünkü biz zaten o köşeyi koruyorduk." demişti.
Fazla lafı uzatarak sizleri sıkmadan bir BJK TV belgeseli olan Sergen Yalçın'ı izleyelim. Sonra devam edelim.
Ama Sergen hiçbir zaman ne taraftarların, ne takımın, ne de hocanın oyuncusu olamadı. Acetobalsamico'nun tabiri ile "Sergen patronların topçusu oldu kariyerinin önemli bir bölümünde. Önce Jet-Pa Fadıl ardından KC Grup ve Şekerspor şimdi de Sergen'in reklamında oynadığı Europen'in sahibi Eskişehirspor başkanı Hatipoğlu." Gerçekten de böyleydi. İnanılmaz bir yetenek ama sonrasında 2. Lig ve 1. lig sürgünleri...
Eskişehir Başkanı Nebi Hatipoğlu, aynı zamanda Europen'in sahibi olduğu için Sergen Yalçın'ı reklamlarda oynatmış. Reklamları eminim birçoğunuz görmüşünüzdür, buraya da koymak istedim ama henüz video paylaşım sitelerine gönderen olmamış.
Neyse reklamı görmeyenler için tarif edeyim. Sergen, kaldırımda top sektirerek gidiyor. Muhtemelen Eskişehir sokakları, bu yetenek show sonrasında Sergen, topu Europen dükkanına kaçırıyor. Dükkan sahibi elinde topla kapının önüne çıkıyor ve Sergen oğlum sana nazar değmiş, kurşun dökelim gibisinden bir cümle kuruyor. Buraya dikkat Sergen, "döktürelim abi" diyor ama o bizim peltek Sergen gitmiş yerine dublajla diksiyonu düzgün haber sunucusu sesi gelmiş. Bence reklamın dibe vurduğu bölümdür, Sergen'in kendi sesini Türkiye'de bilmeyen yok. Neyse sonrasında reklam olduğu için bir şekilde Europen'in yeni ürünü kurşunsuz pencere tanıtılıyor. Sonrasında Sergen'e 3 teyze kurşun döküyor.
Ne diyelim Sergen, Allah nazardan saklasın seni. Daha bu futbol sektörüne lazımsın.
Devamı...
Futbol Komedi
Futbol sahalarında gerçekleşmiş komik görüntüleri bir araya toplamışlar.Bu videoda özellikle 1:28'de ki adam mükemmel.İyi seyirler.
Devamı...
Türk Sporu Ölmüş Bizim Haberimiz Yok
Ağustos ayının sonunda başlayan Osaka'daki Dünya Atletizm Şampiyonası, Eurobasket 2007 ve Euro 2008 Elemeleri iki haftalık bu spor furyasının atlattık. Türkiye isminin yerlerde süründüğü bu müsabakalar gerçekten ülkemiz adına çok olumsuz geçti.
Önce atletizm şampiyonasında bir gümüş alabildik. Aslında bu tek gümüş madalya iyi bir sonuç. Gerçekten, alay etmiyorum; çünkü 9'uncusu düzenlenen turnuva tarihinde 1 gümüş madalyamız vardı iki yaptık. Mutluyuz.
Milli takıma gelecek olursam henüz belli olan bir şey yok ortada ama Malta'nın ben iki gol attığını ilk defa gördüm. Maçı izleyemedim onun için teknik bir yorum yapamayacağım. Ama bu maçlar psikoloji maçıdır, binlerce dolarlara iş adamlarına liderlik seminerleri veren Terim'in sınıfta kaldığı maçtır. Terim uyan artık, dön şu Atina'dan. Bitti tamam 4-1 yendik, aferin. Atı alan Üsküdar'ı geçti. Çabuk ol.
Gelelim bu yazıyı yazmama teşvik eden basketbol milli takımımıza. Ben tek suçluyu medya olarak görüyorum. Önceki turnuvalarda reklam çekimleri sebebiyle hazır olamayan basketbol milli takımı bu sefer de medyanın gazına geldi. Neden mi? Açtım TV yi, Almanya maçı öncesi. Spor haberinde Almanya karşısında favori olan milli takımımız falan filan bir şeyler dedi. Sonu önemli değil, önemli kısmı başı. Almanya karşısında favori olmamız. Kendimi bildim bileli sporu izlerim, bu spor disiplin işidir, çalışma işidir, azim işidir, ciddi bir iştir. Bu işide en iyi Almanlar yapar. Az önce öğrendiğime göre İtalya'ya da yenilmişiz ve çeyrek final şansı bitmiş. Teşekkürler size de...
Aslına bakarsanız Türk sporu zaten yıllardır aynı. Bölye üstüste gelince anladım ne mal olduğumuzu.Devamı...
Futbol Dünyasının İlginç Sakatlıkları
Dünyaca ünlü bazı futbolcuların yeşil sahaların dışında yaşadıkları öyle sakatlanmalar var ki, duyanları şaşırtıyor, tebessüm ettiriyor. Kevin Kyle'ye yeni mahlas kazandıran kazayı Yüce Rabb'im hiçbi erkeğe yaşatmasın.
Leroy Lita (Reading): Uyandıktan sonra yatakta gerinirken sol bacağından sakatlandı.
Dave Beasant: 2003 yılında jübilesini yapan İngiliz kaleci, Chelsea, Nottingham Forest, Southhampton gibi birçok takımın formasını giymişti. Beasant, 1993 yılında ayağına salata sosu kutusunu düşürerek sakatlanmış ve 3 hafta sahalardan uzak kalmıştı.
David Seaman: 2004 yılında yeşil sahalara veda eden Arsenal'in efsanevi kalecisi Seaman, evinde televizyon seyrettiği esnada uzaktan kumandaya uzanmak isterken ayağını kırmıştı.
Rio Ferdinand: Leeds United'dan 18 milyon pounda Manchester United'a transfer olarak Premier Lig tarihinin en pahalı defans oyuncusu unvanını alan Ferdinand, televizyon izlerken ayaklarını sehpaya uzun süre koyması nedeniyle tendonunu incitmiş ve sakatlanmıştı.
Kasey Keller: 4 kez Dünya Kupasına katılan ABD'li kaleci, arabasından golf sopasını çıkardığı esnada sopaları dişine çarpmış ve ön dişlerinden birkaçını kırmıştı.
Robbie Keane: Tottenham Hotspur'de forvet olarak oynayan İrlandalı futbolcu, seks yaparken diz kapağından sakatlamış ve bir süre yeşil sahalardan uzak kalmıştı.
Darren Barnard: Bir dönem Chelsea'de de forma giyen Alman futbolcu, köpeğine çiş yaptırdıktan sonra yanlışlıkla onun üzerine basarak ayağı kaymış ve dizinden sakatlanarak takımını yalnız bırakmıştı.
Alan Wright: Aston Villa ve Blackburn Rovers'ın eski futbolcusu Alan Wright, bindiği Ferrari arabanın gaz pedalına basmaya çalışırken yine diz kapağından sakatlanmıştı.
Kevin Kyle: Halen İngiltere'nin Coventry Kulübü'nde forma giyen İskoç Kevin Kyle, küçük oğlunu beslemeye çalışırken kaynayan suyu testislerine dökerek ağır bir sakatlık geçirmişti. İngiltere'nin ünlü gazetesi Mirror, bu olayın ardından Kevin Kyle için "Kaynamış toplar" lakabını kullanmaya başlamıştı.
David James: İngiltere Premier Ligi takımlarından Portsmout'da kalecilik yapan James, bilgisayar oyunu oynadığı sırada joystik kullanırken baş parmağından sakatlanmış ve futbol tarihinin en ilginç sakatlanma olaylarından birine imza atmıştı.
David Batty: Leeds United'ın eski oyuncusu Batty, çocuğunun bindiği üç tekerlekli bisikletin ayağının üzerinden geçmesi sonucu sakatlanmış ve takımını bir süre yalnız bırakmıştı.
Steven Thompson: Halen Cardiff City'de forma giyen İskoçyalı forvet oyuncusu, bir tatil esnasında denizde bindiği muzdan düşerek kasığından sakatlanmıştı.
Santiago Canizares: İspanya La Liga takımlarından Valencia'nın kalesini koruyan İspanyol kaleci, traş sonrası krem kutusunu ayağına düşürdükten sonra sakatlanmış ve 2002 Dünya Kupası'nda İspanya Milli Takımı'nın kalesini koruyamamıştı. Devamı...
Futbol Basit Bir Oyun Değildir
"Futbol basit bir oyun değildir", sözlerime rahmetli Jupp Derwall'in bu özlü sözü ile başlamak istedim.
Evet gerçektende basit bir oyun değil futbol. İlk bulunduğundan beri futbol, çeşitli evrelerden geçmiştir. Futbol'un evrimini kısa bir tarih yazısı ile anlatacağım.
1900'lerin başında futbol ilk bulunduğunda, oynanma şekli futbolu sevmeyenlerin dediği gibi 20 adamın bir topun peşinden koştuğu biçimdeymiş. Ne bir mevki, ne de bir taktik varmış. Sonra 1930'larda Dünya kupaları düzenlenmeye başlayınca yeni yeni taktikler keşfetmiş futbol adamları.
1930'larda Uruguay'ın kazandığı iki dünya kupasındaki taktiği 5-0-5 miş. Evet 5 defans, 5 forvet. Uzun toplarla oynanan bir oyunmuş.
Sonra futbolun orta saha yönünü keşfeden insanoğlu, bu taktikten sonra 4-4-2 sistemini keşfetmiş. Çok uzun yıllar bu taktik tüm dünyaya yetmiş. Ama şu an ki modern 4-4-2 ile karıştırmamak lazım. Bu 4-4-2 şu şekil. Çakılı yerinden kıpırdamayan geri dörtlü. Önlerinde 4 ortasaha, kanat değil. İki tane de hava topu hakimiyeti olan iki uzun forvetle oynanırmış bu 4-4-2.
Sonra yanılmıyorsam ilk Almanlar, defansta 4 adamın fazla olduğunu düşünmüşler ve liberolu sisteme geçmişler. Yani 3-5-2 bulunmuş. Hatta ezeli rakiplerinden İngiliz Gary Lineker, o dönemde Almanlardan o kadar bıkmış ki, futbol tarihine geçen şu açıklamayı yapmıştır: "Futbol 90 dakika oynanan ve sonunda Alman'ların kazandığı bir oyundur." Hatta bu sistemi çok iyi kullanan Danimarka, 92 Avrupa Şampiyonasına Sırbistan'ın savaş yüzünden katılamamasının ardından kupaya davet edilmiş, futbolcular tatilden gelip Avrupa Şampiyonasına katılmış ve 3-5-2 sistemi ile bu kupayı kazanmışlardır.
94 ve 98 Dünya kupalarında ise modern futbolun temelleri atılmıştır. 21. yüzyıla geldiğimizde ise artık futbol endüstriyelleşmiş, tam bir taktik oyununa dönmüştür.
Bu da kanat futbolunun 4-3-3'ün doğmasına neden olmuştur. Bu sayede Yunanistan bir Avrupa Kupası, Jose Mourinho'lu Porto ise bir UEFA, bir de Şampiyonlar Ligi kazanmıştır.
Bu yazımı asıl yazma sebebim Türk futbolunun da çağa ayak uydurmasıdır. Dün Bursaspor - Galatasaray maçını izliyorum, önceden tek görevi çakılı oynamak olan defansın kanatlarında oynayan back'ler hücuma çıkıp çalım atabiliyor dün de Galatasaray böyle bir gol attı. Sağ bek Uğur, rakibine bir bacak arası yaparak sonrasında gol pasını verdi. Aynı şekil Kasımpaşa - Beşiktaş maçında Serdar Kurtuluş'ta çalım atarak gol pasını verdi.
Artık modern futbolda kanat oyuncuları çok önemli. Bugün bir teknik direktör maç sıkıştığında eskisi gibi oyuna forvet sokmuyor, hücumcu bir bek oyuna alıyor. (Bkn 2006 Şampiyonlar Ligi Finali Arsenal-Barcelona Belletti'nin oyuna girmesi ve gol atması) Bu sistem yeni nesil futbolcular yetiştirmiştir. Daniel Alves, Emmanuel Eboue gibi kanatta açıkta oynayabilecek kapasite de olan defans oyuncularını ortaya çıkarmıştır.
Bakalım önümüzdeki yıllarda nasıl sistemler gelişecek? Nasıl oyuncular yetişecek? Bekleyip göreceğiz.Devamı...
İlginç ve Güzel Goller
Liglerin bitmesiyle benim gibi futbol hasreti çekenlere: Bir nebze olsun bu hasretlerini gidermeleri için değişik kişilerce hazırlanıp youtube'a konulan videolar.
Ajax'ın attığı ve yediği gol
Komik Goller
Güzel Goller
Devamı...
Futbol Görsel Bir Şölendir

Ünlü "Welcome to Hell" sözünü tam olarak tarif eden bir görüntü...Devamı...
Levent Özçelik'le Eski Zamanlar
Futbolda Levent Özçelik :via ismini duymayan yoktur herhalde. 80 li ve 90'lı yıllardaki spor spikerliği böyle bir şey herhalde..
Bir de sondaki sakatlanan oyuncayla yaşanan diyolog ve arkasındaki oyuncunun penaltı iddialarına dikkat !Devamı...














