Google etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
Google etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

Google Adsense'in İktisadi Çalışma Mantığı

Mart ayının başında dolar yaklaşık 1,20 YTL iken ay sonuna doğru 1,30 YTL bu ay ortasında ise 1,33 YTL'ye kadar yükseldi.

Doların yükselmesi dolar ile geliri olan bir çalışan için iyi bir durum gibi gözükse de gözden kaçan bir konu vardır, döviz yükseldikçe insanların satın alma gücü de azalır.

Bunlardan bahsetmemin sebebi, burada adaşım Erdal'ın yorumunda hitinin artmasına karşı Adsense gelirinin azaldığını yazması ile oldu. Aynı durum ile ben de karşı karşıyayım. Hatta çoğu Türkçe sitesi olan kişi aynı durumdan şikayetçidir.

Bunun nedeni ise basittir. Google Adsense'in kaynağı olan Google Adwords'de kelimeler ihale usulü ile fiyatlandırılır. Kur arttığı için satın alma gücü düştüğünden ihaleye giren reklam veren sayısı da doğal olarak azaldı.

Yani yayıncı sayısında bir ayda artış oldu ama reklam veren sayısında bir azalma meydana geldi. Bu durumda fiyatları doğal olarak düşürmektedir. Hatta yayıncı sayısının fazla olmasından dolayı Google Adsense başvuruları bu sebepten dolayı askıya almaya başlamıştır.

Ekonomi de bu durumun karşılığı, arz artarken talebin azalması durumudur. Yani reklam yayıncısı sayısı artarken, talebin yani reklam veren sayısının azalması söz konusudur. Grafik ile açıklarsam, önce grafiği anlatayım.

X: Ürün
P: Fiyat
S1: İlk Arz
S2: İkinci Arz
D1: İlk Talep
D2: İkinci Talep
e1: İlk Denge Noktası
e2: İkinci Denge Noktası
Şimdi ilk mavi çizgileri takip edelim. İlk Talep(D1) ve ilk arzın(S1) birleştiği ilk denge(e1) noktasında 1 ürünün fiyatı 0,04'tür. Yani Google Adsense'de 1 tıkın fiyatı yaklaşık 0,04 YTL'dir. Bu durum 1,5 ay önceki yani dolar kuru 1,20 YTL iken ki durumdur.

Dolar 1,33 çıktığı zaman reklam veren sayısında azalma meydana gelmiştir. Şimdi de grafikteki kırmızı çizgileri takip edelim. İkinci Talep(D2) ve ikinci arzın(S2) birleştiği ikinci denge(e2) noktasında 1 ürünün fiyatı 0,02'ye gerilemiştir. Yani Google Adsense'de 1 tık 0,02'ye gerilemiştir. Bu durum da günümüzün ekonomik denge fiyatıdır.

Son olarak özetlersek dolar kurunun artması Türkçe sitesi olan bir Google Adsense kullanıcısı için iyi bir durum değildir.Devamı...

Alternatif 1 Nisan Şakaları

Harun Demirbaş, yaklaşan 1 Nisan münasebetiyle Google'un geçmiş yıllarda yaptığı şakaları listelemiş ve bu yılda Google'dan bir şaka beklediğini yazmış. Bu Google'ın şakaları hakikaten yenilebilir cinsten; hatta tuvaletten internet bağlantısını saçma gelse de hiç bir anlam veremeyerek yemiştim, itiraf ediyorum. Adamlar bir şaka için o kadar uğraşmışlar, hal böyle olunca inanıyor insan. Google'ın yaptığı şakaların listesi;

  1. E-postaları kağıda bastırıp gönderme şakası
  2. Google Gulp adlı içecek şakası
  3. İnternetten uygun eş arama şakası
  4. Beyin gücü ile çalışan Google şakası
  5. Tuvaletten internet bağlantısı şakası
  6. Yumurta oyunu şakası
Kısa bir not: Gmail, 1 Nisan 2004 tarihinde 1 GB'lık kotası ile kullanıma açılmıştı. Gmail açıldığında Mynet 1 MB, Hotmail 2 MB ve Yahoo 4 MB kota veriyordu. Google şakalarına alışkın kişiler bunu 1 Nisan'a bağlamışlardı; ama Google bu sefer şaka yapmamıştı :)

İlgili Bağlantılar
Devamı...

Google'ın Blogger'a Kıyak Geçtiği Saçmalığı

Blog dünyasının ücretsiz ve en iyi blog servisi veren firması Blogger, geçtiğimiz yıllarda bu kadar büyümeden Google tarafından satın alınmıştı.

Bu satın alma ile birlikte Blogger firması, Google şirketler gurubuna dahil olunca güveninirlirliği daha da arttırdı.

Hal böyle olunca Blogger üzerinde başarılı blogcular da türümeye başladı. Ülkemizin diğer blog servislerinin cuvallaması (blogcu.com vs) sonucu o servislerden blogu olanlarda maalesef istediklerini alamadılar. Genellikle o başarısız blog platformlarında çokça duyduğum bir sözü buraya taşımak isterim. Çoğu yerde okuduğum, "Blogspot, Google'dan SEO'lu geliyor" sözü açıkcası beni rahatsız ediyor.

Bazı arkadaşlar gerçekten Google'ın aynı şirketten olduğu için Blogspot'a kıyak geçtiğini sanıyorlar. Halbuki böyle bir durum yoktur daha da kötüsü ham bir blogger W3C hataları ile doludur. Google'ın zaten kendi şirketi diye Blogger'a kıyak geçmesi Google'a artı hiçbir şey kazandırmayacağı gibi şirket irtibarına zarar verecektir.

Hasbelkader bir SEO yarışması sonucu farkettim Google, asıl kıyağı Wordpress.com'a yapıyor. Çünkü değiştirileyemen kod haznesi Google'ın müthiş hoşuna gidiyor. Benim iddiam da bu yönde...

Bir sonraki yazımda Wordpress.com, Blogger.com, Blogcu.com, Bloggum.com'dan açacağım blogları Google'da yarıştıracağım. Bakalım hangisi üstün gelecek.Devamı...

Microsoft Yahoo'u Satın Alırsa Google ile Rekabet Edebilir mi?

Dünyanın ilk yazılım şirketlerinden biri olan ve yazdığı işletim sistemleri ile dünya piyasasında hiçbir sektörde olmayan tekelleşmeyi elde etmiş olan Microsoft, geçtiğimiz haftalarda ABD'nin bir numaralı portalı Yahoo'u almak için 44,6 Milyar dolar teklif ettiğini açıkladı.

Bu açıklama şüphesiz en çok web aleminin üçüncüsünü yani Google'ı ilgilendiriyordu. Yani ekonomik ciroları sıraladığımızda 1. Microsoft 2. Yahoo ve 3. Google geliyordu. Dolayısıyla birinci ve ikincinin tek çatı altında toplanması Google için pek hoş bir durum olmayacaktı.

Ama bir de rekabet açısından baktığımızda Google'ın avantajlı olduğunu görebiliriz. Çünkü Microsoft kurulduğundan beri rekabet ortamı içinde olmamış bir şirket zira Yahoo'da ilk portallardan biri olduğu için isim yapmakta zorlanmamıştı. Ama Google bu şirketler arasında en geç kurulanı ve rekabet ortamında en başarı olan şirket. Örnekler ortadır.

Google'ın rekabet gücü ile Microsoft'un rekabet gücü bellidir. Bir yanda rekabette öncü Google, öbür yanda rekabet görmemiş bir şirket Microsoft.

Bakalım kazanan ABD mi olacak yoksa diğer dünya mı?Devamı...

Facebook da bir yere kadar: Twitter

Evan Williams adı size neyi çağrıştırıyor? Tamam, Bill Gates, Steve Jobs, Larry Ellison ya da diğer ünlü bilgisayarcılar kadar tanınmış olmayabilir ama şu anda bu satırları okuyabiliyorsanız, bunu ona borçlusunuz demektir.

2000’li yıllarda Blogger’ın kurulduğu zamanları hatırlayan var mı? Evet, ben hatırlıyorum. Yıllar önce (sanırım yıl 2001 ya da 2002) Chip dergisinin bir sayfasında rastladım Blogger’ın tanıtımına. Haberde “internet günlüğü” şeklinde blogların lansmanı yapılıyordu. O yıllarda weblog’un tuhaf bir şekilde kısaltmasıyla türetilen bloglarda günlüklerimizi tutar olmuştuk. Ben o zamanlarda lisedeydim ve bloguma genelde sağda solda bulduğum şiirleri, yazıları kopyalayıp duruyordum.

Bugün ise bloglar belki de internetin en önemli fenomeni. Artık hemen her konuda insanlar blog yazıyor. Hatta bazıları abartıp belli bir konuda blog yazmayı yeni yüzyılda doktora yapmaya benzetiyor. Pekala, kazara icat edilen bloglar nereye gidiyor?

Yazının başında bıraktığımız Evan Williams aslında Blogger’ın yaratıcısı. 2003 yılında şirketini Google satın alınıyor ve o da birkaç yıl Google’da çalışıyor. Fakat ben Economist’in yalancıyım ama Google’ın ona göre bir şirket olmadığını anlıyor. Google bugünlerde inanılmaz buluşlarla başımızı döndürebiliyor olabilir ama Google’ın temelinde muazzam matematik ve algoritma birikimi yatıyor. Tabi, Evan gibi sıra dışı yaratıcılık yeteneğine sahip olan ve en önemli buluşunu kazayla keşfeden birisi için Google çalışmak için iyi bir yer olmuyor.

Pekala, Evan bugünlerde hangi projesiyle karşımızda? Cevap: Twitter. Biri size bir blog verse ve her yazınızın 140 karakterle sınırlı olduğunu söylerse ne yazardınız? Mesela, o an ne yaptığınız olabilir mi?

Twitter’da sadece herhangi bir anda ne yaptığınızı yazıyorsunuz. Fakat hemen her türlü platformu kullanarak yazı yazabilirsiniz. Cep telefonu, MSN, internet, vs. fark etmiyor. Daha sonra aileniz, arkadaşlarınız sizi listesine ekleyip sizi takip edebiliyor. Düşünün bir kere… Otobüstesiniz ve 1 saat sonra evde olacağınızı kısa mesaj olarak Twitter’a yolluyorsunuz. Sizi bekleyen anneniz akşam yemeğini ona göre yazıyor (bu örnek öylesine aklıma geldi yoksa ben böyle yapmıyorum).

Gelelim ülkemize… Facebook’un Türkiye’deki engellenemez yükselişini daha önce yazmıştım. Twitter onun kadar yaygınlaşmamış olabilir ama diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de yakında Twitter fırtınası esecektir. Hatta, cep telefonuyla da kullanılabilmesi Facebook’tan daha çok kişiye ulaşabilme fırsatı doğuruyor. Bu arada, ülkemizdeki Facebook çılgınlığına benzer bir durum da Birleşik Arap Emirlikleri’nde Twitter için yaşanmış. Fakat orada devlet duruma el koyup Twitter’a erişimi yasaklamış.

İlginç olan ise en çok gelecek vaat eden inovatif fikirler sıralamasında Twitter’ın Facebook’tan daha üst sıralarda yer alması. Her ne kadar ülkemizde insanlar Facebook’u konuşuyor olsa da dünyada gündemi Twitter ve yeni nesil sosyal ağ NING oluşturuyor.

Not1: Evan Williams hakkında daha fazla bilgi almak isteyenlere ve bu tür konularda güzel bir kaynak arayanlara Evan’ın blogu olan ewheads’i tavsiye ederim.

Not2: Facebook’la ilgili yazıma Erdal teşekkür etmiş. Ben de kendisine böyle güzel bir blog hazırladığı için teşekkür ediyorum.

Not3: Her ne kadar Damacana’da bu konularla ilgili yazılar yazsam da bazen konunun teknik altyapısı ile ilgili yazılar yazmak istiyorum. Bu tür yazıların hedef kitlesi daha sınırlı olduğu için ayrı bir blog sayfası yaptım. İlgilenen arkadaşları bloguma bekliyorum.Devamı...

Seo Taktikleri 2

Bu yazımda vereceğim bilgiler bir teoridir, ispatlanmamıştır. Sadece doğruluğuna inanılmaktadır.

Önce notumu yazayım da gelebilecek aksi yorumları bir nebze önlemiş olayım. Yine ufak bir SEO taktiği ile karşınızdayım. Anlatacğım taktiği kullanarak günde ekstradan yaklaşık 2000 tekil hit almaya başladım.

Olay şu, bir konu üzerinde, hatta bir kelime üzerinde aylardır yazıyorum. Geçtiğimiz aylarda konu ile ilgili yaklaşık 4-5 yazı gönderdim. Ve bu periyotta sonuç olarak istediğimi aldım.

Yani size önerim, Google aramasında hangi kelimede yukarı çıkmak istiyorsanız, o kelimenin peşini bırakmayın, 2-3 hatta 6 ay bu konu ile ilgili yazı yazın.

İlgili Yazılar

Devamı...

Rus Kızları Kaç Para?

Damacana.org'a gelen ziyaretçilerin Google'a sorduğu sorguların birkaçını paylaşmak istedim.

- 2 yıllık meslek yüksek okulları ne zaman fakülte olacak (hiçbir zaman)
- arabadan inen çıplak kız (fanteziye bak fanteziye)
- damaçana (Çözümlenemedi)
- felsefe mezunları devlette iş bulabilir mi (İmam olarak atanabilir)
- hepsi yasemin;in msn si (Olsa bile vermem)
- rus kızları kaç para (Perakende mi, toptan mı?)
- msn den şarkı yollamak kota aşımına neden olur mu (Göndereceğin şarkıya bağlı)Devamı...

İleri SEO Taktikleri

Başlık çok iddialı da olsa, bu yazıda faydalı bilgi ve tecrübelerimi sizlere paylaşacağım. Öyle ileri falan deyince Google'ı baştan keşfetmeyeceğiz. Sadece bir yazımın analizini yapacağız.

Bu yazıyı yazmadan önce Google Dostu Siteler Yapın - Basit SEO Kuralları yazısını okumuştunuz. O yazıda basit SEO kurallarına değinmiştim, Erhan'da yaptığı yorum ile beni eleştirerek "Biraz daha detaya inseydin keşke. Bu konuda tecrübeli ve bilgili olduğunu biliyorum, yoksa herkesten bir farkımız olsun mu dedin içinden ;-)" demişti.

Ben bildiğim bütün teknik bilgileri paylaşmıştım. Ama iş teknik olarak bitmiyor :) Bunu yazdığım bir yazı ile kanıtlayacağım. Zamanında (21 Ekim) millet Facebook nedir bilmezken ben siteyi baştan aşağı kontrol etmiştim ve bu siteden bir cacık olmayacağını anlayarak üyeliğimi silmiştim. Sonra benim gibi düşünen insanlar ve Facebook'a çoluk çocuğunda üye olma ihtimali olabileceğinden bu basit "Facebook Hesabı Silme" adlı makaleyi yayınlamıştım.

Yazıyı yazar yazmaz, Google yazının sayfasını indexlemeden yaklaşık 2 saat içinde birinci sırada çıkmaya başladım. Çünkü o tarihe kadar Google'da "Facebook hesabı silme" kelimeleri yan yana bile gelmemişti :)

Tabi sonra bu tür yazılar çoğaldı, hatta bazı forumlar yazılarımı bile kopyalamışlar :) Hatta forumlarda yapılan "teşekkür" yorumlarına bu arkadaşlar utanmadan "rica ederim" bile yazmışlar, hakikaten çok güldüm :)

Neyse işin istatistiki yönüne gelirsek Damacana.org, "Facebook Hesap Silme" yazısı ile yaklaşık 1 ayda 3.800 hit almıştır. Bu rakam benim blogum için ufak bir rakamdır. Yani bu 3.800 rakamını SEO konusunda teknik olarak hiçbir bilgisi olmayan adam da alabilirdi. SEO da her şey teknik değildir. Önceden sezgi de çok önemlidir.Devamı...

Facebook, Orkut, MySpace nereye kadar?

Son dönemlerde Brezilya pembe dizilerinde "Orkut" kelimesi sıkça geçer... Hayır, hayır, bahsedilen kişi "çok yakışıklı, bütün kızların peşinde koştuğu, karmaşık aşk ilişkileri yaşayan çılgın bir Türk" değildir. "Orkut" Google'ın yıllardır yayınladığı arkadaşlık sitesidir. Sistemi tasarlayan kişi Google'da Orkut adında bir Türk Mühendis ve adamlar beta aşamasındayken bu yeni hizmeti Orkut diye adlandırmışlar. Fakat sistem hızla yayılınca ve de çok popüler olunca ismini değiştirmekten vazgeçmişler. Ve bugün Orkut, en popüler arkadaşlık sitesinden birisi. Orkut'un Brezilya'da tutulmasının sebebi ise sitenin bir zamanlar sadece davetiye üzerinden çalışması. Haliyle üye olan Brezilyalılar, diğer Brezilyalılar'ı davet etmiş ve böylece zincirleme bir şekilde üye olan Brezilyalıların sayısı hızlıca artmış.

Orkut'un Brezilya'da yaptığını bugün Türkiye'de Facebook yapıyor. Şimdi bakıyorum da Turkey "network"unde üye sayısı 1.2 milyonu geçmiş. Valla Türkler olarak çok sevdik bu Facebook olayını. Şimdi Brezilya'da hızla artmasının sebebi davetiye usulü olması ve Brezilyalıların diğer Brezilyalıları sisteme eklemeleriydi. Türkiye'de ise Facebook'un tutmasının sebebi ise bence Facebook'un kategori ve gruplama mantığı. Haliyle de ilk, orta, lise, üniversite -ve son zamanlarda askerlik- derken hayatımızda çok fazla bir grubun içerisinde yer alıyoruz ve genelde Türk insanı bu dönemlerde farklı insanlarla bir araya geliyor. Kaçımız ilkokulu okuduğumuz mahallede oturuyor? Ya da üniversite için başka bir şehire gitmek zorunda olmayanların sayısı çok mu fazla? Askerlik ise başlı başına başka bir olay zaten... Orada da Boğaziçi mezunu bir finansçı Konya'daki bir çobanla yanyana kalabiliyor ve haliyle askerlik bitince canciğer arkadaş olarak ayrılabiliyor. Durum böyle olunca yıllar sonra insan aramaya başlıyor eski arkadaşlarını... Bir de facebook'da kişilerin kimliklerinin belli olması da aramayı ve bulmayı kolaylaştırıyor. Herkese "lonelycowboy"u listemeyi eklemektense, adı sanı belli birisini eklemek daha kolay gelir herhalde.. Bu arada, dizilere de girmeye başladı mı acaba bu facebook? Dizilerde rastlayan birileri buraya yazabilir mi? Mesela, Yaprak Dökümü'nde güzel bir ambiyans yakalanabilir evi terk eden kızın ailesiyle Facebook üzerinden iletişime geçmesiyle...

Aslında bana bu yazıyı yazdıran sebep bambaşkaydı. Yazıya başlamadan önce niyetim işin ekonomik boyutuyla ilgiliydi... Hani bu İngilizce yazılar, olaya hikaye anlatarak başlama geyiği vardır ya... Ben de onun gibi bir şey yapayım dedim. Ama bunu yapan bir Türk olunca konuyu dağıtması ve geyiğe sarması çok kolay oluyor.

Ne diyorduk... Ekonomik boyutu... Facebook'un bugünkü değeri 15 milyar $. Fakat, MIT mezunu mühendisler, Wall Street yatırımcıları gece gündüz Facebook'un sunduğu potansiyeli nasıl kullanırız diye kafa patlatıyorlar. Düşünsenize, elinizde milyonlarca insanın bütün iş, özel ilişkileri, ilgi alanları, üye oldukları gruplar vs. bütün bilgileri var. Bunun pazarlama, satış, ar-ge gibi alanlarda sağlayacağı fırsatlar inanılmaz bir düzeyde..

Tabi, konu üzerinde Amerikalılar kafa patlatırken biz Türklerin de boş kalmasına gerek yok. Alın elinizde 1,2 milyon Türkün her türlü bilgileri. Hatta üyelerin çoğunluğunu 18-24 yaş arası gençlerin oluşturduğunu düşünürseniz, geleceğe dönük potansiyel de hat safhada... Tabi, şimdilik "Osmanlı Poke'si", "Kem Gözler için Nazar Boncuğu", "Gizli Mesaj Gönder" gibi uygulamalarda kendimizi göstersek de eminim biz çılgın Türkler çılgın fikirlerle ortaya çıkabiliriz.

Not: Yazı bitti ama ben bir türlü yazıya ilham veren videodan bahsedemedim. Neyse en azından aşağıya koyayım.

Devamı...

Google Türkiye'den Gphone'a Yalanlama

Google Türkiye ekibi tarafından tüm dünyayı kasıp kavurması beklenen mobil projesi olan Gphone'a yalanlama geldi. Google.com.tr adresli Gphone sorgularında google şunları kaydetti. "Bunu mu demek istediniz? phone".

Açıklamasını kısa tutan Google.com.tr'ye ilk düzeltme ana bayii Google.com'dan geldi. Google.com sorgulamalarında bir problem olmadığı gözlenince, Google Fanları koca bir "oh bee!" çekti.Devamı...

Google Docs'da Excel ve Word

Bilgisayardan anladığım için iş yerinde patronum excel üzerinde ufak bir program rica etti. Anlattı bana, basit birşeydi 5 dk da hallettim. Bayilerin para alış-verişini hesaplayan bir excel cetveliydi.

Yalnız ufak bir problem oluştu. Bayilerin gidişatını ay sonunda öğreniyorduk. Patronum anlık görmek istiyordu. Aklıma hemen excel cetvelini hosta atmak geldi. Yalnız tahmin ettiğim gibi hostta değişiklik olmuyordu. Baştan yazdırmak gerekiyordu.

Sonra aklıma aylar önceki Google'ın bir hizmeti geldi. Google Docs diye bi icatı vardı Google'ın.

Bilmeyenler için anlatayım Google Docs'u. Gmail hesabı ile giriş yapıyorsunuz. Excel ve Word dosyalarını internet üzerinden oluşturuyoruz. Aynı bildiğin excel ve word. Hiçbir farkı yok. Formüller ingilizce ama fazla sorun olmuyor. İşin en güzel yanı ise alt kullanıcıları sınırlama getirme. Misal bizim sistemde ana bayi oluşturuyor. Biz bütün bayileri görüp, değişikliğe gidebiliyoruz ama onlar sadece kendilerini ilgilendiren excel ve word dosyalarını görebiliyorlar.
Bir de Excel dosyalarının URL'leri de var. Dışarıdan birine de gösterebiliyoruz.

Google'ın iş dünyasında da bir numara olduğunu anladım. Bu hizmete bu adresten ulaşılabilir.Devamı...

Google saat kaç ?

Evet google'da artık istediğiniz yerin saatini sorabilirsiniz.

Time in İstanbul kötü yanı google.com.tr de çalışmaması.

Clock5:58 PM Tuesday (EEST) - Time in Istanbul, TurkeyDevamı...

Google Sky


Google Earth programı ile dünya dışında artık yıldızlarıda gösterecek.Google Sky


Devamı...

Alexa Google'ı Dövebilir mi?

İnternetin sıralamasını yapan Alexa'yı daha önceden sizlere tanıtmış, kullanmanız yönünde öneri de bulunmuştum. Şimdi ise başka bir şeyden bahsedeceğim. Google ve Alexa ikilisi yaptıkları özel anlaşma gereği Google, Alexa verilerini Google sonuç sıralamasında kullanacağını, Google Algoritmasına yerleştirdiğini açıklamıştı.

Bu haberden sonra Web Master'ların gözünde Alexa büyüdü. Reklamverenler ve bir siteyi bilmeyenler site hakkında ilk izlenimlerini Alexa'dan almaya başladılar. Peki Google bu gizli anlaşmadan ne kazandı? Açıklanmadı ama Alexa, Blogger sitelerinin farklı farklı değerlendirmesi benim dikkatimi çekti.

Alexa'nın sıralama özelliğinin yanında bir de arama motoru özelliği olması bana bu başlığı attırdı. Aslında Alexa sitemize hiç bir şey kazandırmıyor. Bir web sitesinin ya da blogunun ziyaretçilerinin çoğunun Google'dan geldiğini düşünürsek hala Google en güçlü. O zaman bu Alexa ile niye bu kadar uğraşıyorum ben yaa.Devamı...

Gittikçe Değerlenen Kıymet: Alexa

Blogumuzun veya sitemizin güzel yerlere gelmesini şüphesiz her webmaster gibi ben de isterim. İşte bu iyi yere gelme, kötü yerde olma gibi kriteri belli eden dünyaca kabul görmüş Alexa'yı sizlere tanıtacağım ve kullanmanız için tavsiye edeceğim.

Amozon.com'un sahibi olduğu Alexa, 1996 yılında kurulmuş bir web trafik ya da bir web reyting ölçüm sitesidir. İnternet sitelerini kullanıcı sayısı, kullanıcıların sitede geçirdikleri vb. kriterlere göre sıralayarak site sahibinin dünyada kaçıncı sırada olduğunu ve kendi ülkesinde kaçıncı sırada olduğunu bu güzel site sayesinde öğrenebilir.

Bu ölçümün sitemize faydaları çoktur. Google, bundan sonra Alexa sıralamasını da arama sonuç algoritmasında yer alacağını daha önceden duyurmuştu. Bir de reklam verenlerin site hakkında bilgi edinebileceği tek ölçüm sitesi olması da Alexa'nın önemini arttırıyor.

Alexa bu öçlümlerini Internet Explorer için Alexa Toolbar ve Firefox için küçük bir eklenti ile yapmaktadır. Alexa toolbar ve eklentisinin kullanan kullanıcıların girdiği her siteyi puan veren Alexa, zaman zaman bu sıralamasını da günceller.

Damacana.org olarak Alexa'da hızlı yükseldik. Alexa'da 3.5 Milyon sıra atladığımız günleri bilirim. Yalnız son günlerde hızlı koşan erken yorulur misali 600 binler civarında seyir ediyorduk, taa ki son bir atakla an itibarı ile 419 bininci sıraya yerleşeseye kadar.

Ufak bir not sitenin sabit kullanıcıları sitede daha fazla vakit geçirdikleri için tüm yazar arkadaşlara ve blogumu sürekli takip eden okurlara Alexa Toolbar veya Firefox eklentisini tavsiye ederim.

Daha gidecek çok yolumuz var. 419 bin ile daha yolun başındayız.Devamı...

Dünyanın En Çok Ziyaret Edilen 10 Sitesi

Nielsen/Net Ratings raporuna göre dünyanın en çok ziyaret edilen web siteleri belirlendi. İlk üç sırayı alan Microsoft, Google ve Yahoo'nun trafiği 100 milyon kişi seviyesine geçmiş durumda.Devamı...

Google Santrali

Google elektrikte üretmeye başladı. Amerika'da ki merkezi binasının çatısında yer alan güneş panalleri ile günlük yaklaşık 10.000 kilowatt elektrik üretmekte.

İnanması güç gelen bu habere resmi siteden ulaşmak için tıklayın:viaDevamı...

Blogger İçin Sitemap.xml

Google'ın arama sonuçlarında dikkate aldığı sitemap.xml'i Blogger'a uyarlamayı tarif edeceğim.

İlk önce sitenizi Google'a onaylatalım.

  1. https://www.google.com/webmasters/tools:via sitesine girin
  2. Sitenizin tam url'sini yazarak 'Add Site' butonuna basın
  3. Verify Site diyerek, Google'ın verdiği Meta Tag'ı sitenizde Head tagları arasına yerleştirin
Onayladıktan sonra Sitemap.xml'i eklemek içinse
  1. https://www.google.com/webmasters/tools:via yine aynı adrese girin
  2. Dashboard ekranındayken Sitemap yazısının altındaki 'Add' butonuna tıklayın.
  3. Choose Type'den ise 'Add General Web Sitemap' deyin
  4. http://xxx.blogspot.com/rss.xml kendi url'nizi girerek 'Add Web Sitemap' butonu ile eklemiş oluruz.
Artık yapacağımız tek şey Google Bot'ları beklemek.Devamı...

Google'dan Yahoo'ya Beni Yıka

Yahoo'nun arabasına yazılan Google ve Wash Me yazısı.Devamı...

Google FeedBurner'i Aldı mı Almadı mı ?

feedburner logo

FeedBurner:via bilenler bilir feed( rss / atom ) optimize ve yayınlama konusunda usta bir site.

Google satın aldığı siteler FeedBurner'i ekledimi eklemedi mi ? Eklediyse 100 milyon $ mı verdi ? Bu :via ve bu:viasitelerde, aldığı konusunda birkaç yazı yazmışlar almasının muhtemel olduğuda konuşuluyor. Ama iki taraftanda resmi bir yazı yayınlanmadı.

Devamı...

 
sgk