Sosyal Güvelik Reformu etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
Sosyal Güvelik Reformu etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

Türkiye Çin mi Oluyor?

Uzun zamandır buradan biz gençlerin geleceğini ilgilendiren yazılar yazıyorum, bir Allah'ın kulu da gelip yorum yapmıyor. Sağlık olsun, ben yine de Sosyal Güvenlik'ten inatla bahsedeceğim.

Ülke yönetimini analiz ettiğimizde kalkınma çabası içinde bir devlet huviyetinde bir ülke görüyoruz. Hani o meşhur tabir ile hitap edersek gelişmekte olan bir ülkeyiz. Fakat kalkınma veya gelişme deyince herkesin aklına nedense ekonomik olarak büyüme geliyor. Bunu da Türkiye Cumhuriyeti'nin kalkınmasındaki öncelikler adlı yazımda detaylı bir şekilde dile getirmiştim. Kalkınma halk odaklı olması gerekir.

Oysaki kalkınma adına Sosyal Güvenlik ve yaşanabilirlikten vazgeçebilen bir ülke yönetimi ile karşı karşıyayız. Bunun örneklerini son bir kaç olay ile örneklendirebilirim. Birincisi tabii ki de Sosyal Güvenlik Reformunun kabul edilmesi. Bu yasa ile biz gençlerin kaybettiği haklar şunlar; Prim gün sayısı 7000 den 9000 e çıkıyor, kadın için 58, erkek için 60 olan emeklilik yaşını 65'e çıkıyor. Ayrıca malül aylığı ve ölüm aylığı, mevsimsel işçilerin sağlık güvencisi gibi birçok önemli konuda tasarı mevcut hak ve özgürlükleri elden alıyor.

Sosyal Güvenlik ve yaşanabilirlikten vazgeçebilen bir ülke yönetimi demiştim, ikinci örnek olarak ise Başbakan R.Tayyip Erdoğan'ın "En az 3 çocuk doğurun" sözü. Başbakan bu cümleyi kadınlar gününde sarf etti. Erdoğan, genç nüfusun korunmasını isteyerek en az tabirini vurguladı. Çünkü kalkınmadaki en önemli adım halktır. İşgücü halkın nüfusu ile doğru orantılıdır.

Bugün Çin ve Hindistan yoksul halkı sayesinde buralara geldi. Çin veya Hindistan'ın geçmişi hakkında pek bir bilgim yok; ama bu gelişmenin arkasında böyle bir sosyal güvenlik tasarısının olduğunu tahmin edebiliyorum.Devamı...

Yunanistan'daki Grev

Haberlerde Yunanistan'ın grevde olduğunu mutlaka duymuşsunuzdur. Grev sebebi Türkiye'dekinin benzeri bir yeni sosyal güvenlik reformu yasasının yapılmak istenmesi.

İstenmesi diyorum çünkü henüz yasalaşmadı. Yasalaşmaması içinde tüm Yunanistan ayakta, 24 saat grev yapacaklarını açıkladılar.

Fazla geriye gitmeyelim, ülkemizde benzer içerikli bir yasa gündeme sunulmuş ve kabul edilmişti. Bizde ise bırakın grev yapmayı, konu medyada bile doğru düzgün yer almadı.

Biz hala yok YÖK başkanı kim olacakmış, üniversitede başörtüsü serbest olacakmış mı vesaire yapay gündemlerle uğraşıyoruz. Bırakın efendim YÖK başkanı ya da üniversitelerde başörtüsü takılmasını. Allah aşkına bu konular kaç kişiyi alakadar ediyor?

Oysaki, Sosyal Güvenlik Yasası direkt olarak 35 milyon dolaylı olarak yaklaşık 70 milyon vatandaşımızı ilgilendiriyor.

Böylelikle Medya Okuryazarlığı'nın bir kez daha önemini anlamış olduk. Aslında bu dersi basınımıza da hizmet içi eğitim olarak okutmak gerekir.Devamı...

Sosyal Güvenlik Reformu Üzerine

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Tasarısı yani Sosyal Güvenlik Reformu sessiz sedasız görüşülmeye başlandı. Sessiz sedasız diyorum; çünkü milyonları ilgilendiren bu reform 01.12.2007 tarihinde Radikal'de ikinci haber olarak yer aldı, diğer gazete ve görsel medyada konu ile ilgili bir haber çıkmadı. Bu medyaya cevaben Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan köşesinden "Sosyal güvenliği kimse konuşmayacak mı?" adlı yazıyı yayımlayarak diğer meslektaşlarına adeta konunun ciddiyetini anlattı.

Aradan geçen 3 gün sonunda ise "Sosyal güvensizlik reformu tartışılıyor" adlı geniş çaplı bir araştırma haber NTVMSNBC de yayımlandı. Diğer gazeteler ise konuya değinme zahmetini göstermediler.

Bu reformdan biraz ben bahsedecek olursam, reform yaklaşık 35 milyon insanı direkt olarak ilgilendiriyor.

Yeni Sosyal Güvenlik Reformu ile hükümet, zor olan emekli olmayı daha da zorlaştırıyor; hatta bazı mesleklerde yer alan yıpranma payını da kaldırıyor.

Sosyal Güvenlik Reformu'nun faydaları da var tabii ki. Zaman'ın "Sosyal Güvenlik Reformu cari açığı azaltacak" adlı haberine göre reformun ekonomiye getireceği faydalar anlatılmış. Doğrudur. Her zaman dediğim gibi garibanın ekmeğini almak kolay.

Olayın ciddiyetinin ne olduğunu şu an tam anlayamayabiliriz. Doğaldır. Yıllar sonra herkes anlayacaktır. Özal'ı, Demirel'i anladığımız gibi...Devamı...

 
brazzers bangbros