Bir ekonomide belirli bir dönemde üretilen tamamlanmış mal ve hizmetlerin piyasa fiyatları ile ifade edilen değerleri toplamına Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) denir. Küreselleşmenin ivme kazanıp, üretim faktörlerinin ve sermayenin, ülke sınırlarının dışına taşması sonucu, GSMH yerine, GSYİH üzerine yoğunlaşmıştır.
GSMH üç farklı yöntem ile hesaplanır.
GSHM = Ücret + Faiz + Rant + Kar + Dolaylı Vergiler + Amortismanlar denkleminden bulunur.
GSMH'nın nüfusa bölünmesi ile de kişi başına milli gelir ortaya çıkar.
Benzer Bağlantılar
Devamı...
Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) Nasıl Hesaplanır?
Porno Sektörü İstatistikleri
Porno, 20. yüzyılın ikinci çeyreğinde Edgar Porn tarafından ortaya çıkmış, sonraları öyle veya böyle ihtiyaç halini aldığı için bir sektör konumuna gelmiştir. Bu sektör ilerleyen zaman da hızla gelişti ve en yüksek büyüme ivmesini 21. yüzyılın başında yani internetin tüm dünyada yaygınlaşması ile yakaladı.
Bu sektör ile ilgili bir kaç iktisadi istatistik vereceğim. İngiltere'nin Brigham Young Üniversitesi'nin araştırmalarına göre porno sektörü tüm dünyada 57 Milyar dolarlık bir bütçeye sahip. Bu 57 Milyar doların 13 Milyar Doları ABD, 12 Milyar Doları ise Britanya Birleşik Krallığı şeklinde dağılıyor.
57 Milyar doların materyal dağılımı ise şu şekil;
Porno sektörü, bir basketbol, bir futbol sektöründen daha büyük bir sektördür.
Pornografik içerikli internet sitelerinin sayısı yaklaşık 4,2 milyondur. Bu da dünyadaki internet sitelerinin %12'sini tekabül eder. Günlük arama motorlarından yapılan 68 milyon sorgu bu sektöre aittir. Bu rakam arama motorlarının günlük %25'inin bu amaçla kullanıldığını söylüyor. P2P (Ares, Torrent, BeerShare vs) paylaşım programlarında rakam daha da büyük, P2P programların %35'lik downloadı bu amaçla kullanılıyor. Çalıştıkları ortamlarda pornografik içerikli web sitesi görüntüleyen erkeklerin oranı %20, kadınların ise %13'tür.
Benzer Bağlantılar
Devamı...
Google Adsense'in İktisadi Çalışma Mantığı
Mart ayının başında dolar yaklaşık 1,20 YTL iken ay sonuna doğru 1,30 YTL bu ay ortasında ise 1,33 YTL'ye kadar yükseldi.
Doların yükselmesi dolar ile geliri olan bir çalışan için iyi bir durum gibi gözükse de gözden kaçan bir konu vardır, döviz yükseldikçe insanların satın alma gücü de azalır.
Bunlardan bahsetmemin sebebi, burada adaşım Erdal'ın yorumunda hitinin artmasına karşı Adsense gelirinin azaldığını yazması ile oldu. Aynı durum ile ben de karşı karşıyayım. Hatta çoğu Türkçe sitesi olan kişi aynı durumdan şikayetçidir.
Bunun nedeni ise basittir. Google Adsense'in kaynağı olan Google Adwords'de kelimeler ihale usulü ile fiyatlandırılır. Kur arttığı için satın alma gücü düştüğünden ihaleye giren reklam veren sayısı da doğal olarak azaldı.
Yani yayıncı sayısında bir ayda artış oldu ama reklam veren sayısında bir azalma meydana geldi. Bu durumda fiyatları doğal olarak düşürmektedir. Hatta yayıncı sayısının fazla olmasından dolayı Google Adsense başvuruları bu sebepten dolayı askıya almaya başlamıştır.
Ekonomi de bu durumun karşılığı, arz artarken talebin azalması durumudur. Yani reklam yayıncısı sayısı artarken, talebin yani reklam veren sayısının azalması söz konusudur. Grafik ile açıklarsam, önce grafiği anlatayım.
X: Ürün
P: Fiyat
S1: İlk Arz
S2: İkinci Arz
D1: İlk Talep
D2: İkinci Talep
e1: İlk Denge Noktası
e2: İkinci Denge Noktası
Şimdi ilk mavi çizgileri takip edelim. İlk Talep(D1) ve ilk arzın(S1) birleştiği ilk denge(e1) noktasında 1 ürünün fiyatı 0,04'tür. Yani Google Adsense'de 1 tıkın fiyatı yaklaşık 0,04 YTL'dir. Bu durum 1,5 ay önceki yani dolar kuru 1,20 YTL iken ki durumdur.
Dolar 1,33 çıktığı zaman reklam veren sayısında azalma meydana gelmiştir. Şimdi de grafikteki kırmızı çizgileri takip edelim. İkinci Talep(D2) ve ikinci arzın(S2) birleştiği ikinci denge(e2) noktasında 1 ürünün fiyatı 0,02'ye gerilemiştir. Yani Google Adsense'de 1 tık 0,02'ye gerilemiştir. Bu durum da günümüzün ekonomik denge fiyatıdır.
Son olarak özetlersek dolar kurunun artması Türkçe sitesi olan bir Google Adsense kullanıcısı için iyi bir durum değildir.Devamı...
Türkiye Cumhuriyeti'nin Kalkınmasındaki Öncelikler
Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu tarihten beri ekonomik olarak gelişme sürecinde olmuş ve 84 yıldır gelişen ekonomisi ile Dünyanın hatırı sayılır ekonomileri arasına girmiştir.
Cumhuriyet kurulduğunda konulan hedefler, kalkınma programı çerçevesinde gerçekleşmiştir. Somut örnek vermek gerekirse sanayi gelişti, tarım modernleşti, iletişimde büyük yatırım yapıldı, bunun gibi birçok alanda ülkemiz kalkındı.
Yani artık dilimizde "kalkınma" terimi sadece ekonomik büyüme için kullanılır hale geldi.
Halbuki bugün gelişen ekonomiye paralel ilerlemesi gereken Sosyal Güvenlik, toplum düzeni, çevre düzeni planlaması gibi sosyal konularda beklenen kalkınmayı beceremedik. Bu durumun en büyük sebebi öncelik olarak ekonomi sonra sosyal mevzular olarak sıralanmasıydı.
Bahsettiğim gibi Cumhuriyetin ilk yıllarında bu durum tabii ki de böyle olması gerekiyordu. Sonuçta sanayi, tarım vs. ekonomi gelişmeden ülke gelişemezdi. Yani buna karnı aç sanatçının eser yaratamamasını örnek gösterebiliriz. Cumhuriyet ilk kurulduğunda böyle bir ekonomik kalkınmada öncülük olması şarttı ama bu önceliğin artık ben toplumun kalkınmasına geçmesini bekliyorum.
Sonuç olarak bir devleti ekonomik yönden iyiye götürmek, istikbalini parlak hale getirmek, o devletin iyi yönetildiği anlamına gelmiyor. Ekonomi her ne kadar iyi de olsa yaşayan toplumun sorunları oldukça bir ülke gelişmiş ülke olamaz.
Gelişmişlik, ülkenin sosyal refahı ile ölçülür. Bunu unutmamak gerekir.Devamı...














