Üç kıtaya hükmeden Osmanlının sonunu nasıl ki sanayi devrimi getirdi ise kapitalizmin sonunu da Uzak Doğu hazırlıyor.
Başta Amerika olmak üzere kapitalist ülkeler üretim kabızlığı çekiyor. İşçi çalıştırmanın yüksek maliyeti, patent hakları, faiz, kapitalist ülkelerde üretimi engelliyor, bir yandan da tüketim körükleniyor. Çin ve Hindistan ekonomide lokomotif olan otomobil sektörüne ve bilişim sektörüne girdi. Çin arabaları, Hint arabaları ülkemizde de satılıyor artık.
İki milyar nüfusu ile Çin, bir milyarı aşan nüfusu ile Hindistan kapitalizmi kendi silahıyla vuracağa benziyor. Oyuncaktan arabaya kadar herşeyi üretiyorlar. Üstelik çok da ucuza satıyorlar. Ucuz ve kalitesiz olarak bilinen Uzakdoğu mallarını satan dükkanlar açılıyor hemen her şehirde. Esas tehlike, kaliteliyi ucuza sattıklarında başlayacaktır. Bunun sinyalleri gelmeye başladı. Bir zamanlar İngiliz sömürgesi olan Hindistan, Land Rover ve Jaguar arabaları almış. İngiliz vatandaşları Rover'ın Hintli Tata'ya satılmasına fena bozulmuşlar.
Üretmeyen, üretemeyen bir Batı, nüfus çokluğunu avantaja çeviren Uzakdoğu... Bu yüzyılda devran dönecek, önümüzdeki on yıllar Çin'in devleştiğini göreceğiz. Çince mi öğrensek ne...Devamı...
Çin ve Hindistan Kapitalizmi Dize Getirecek
Türkiye Çin mi Oluyor?
Uzun zamandır buradan biz gençlerin geleceğini ilgilendiren yazılar yazıyorum, bir Allah'ın kulu da gelip yorum yapmıyor. Sağlık olsun, ben yine de Sosyal Güvenlik'ten inatla bahsedeceğim.
Ülke yönetimini analiz ettiğimizde kalkınma çabası içinde bir devlet huviyetinde bir ülke görüyoruz. Hani o meşhur tabir ile hitap edersek gelişmekte olan bir ülkeyiz. Fakat kalkınma veya gelişme deyince herkesin aklına nedense ekonomik olarak büyüme geliyor. Bunu da Türkiye Cumhuriyeti'nin kalkınmasındaki öncelikler adlı yazımda detaylı bir şekilde dile getirmiştim. Kalkınma halk odaklı olması gerekir.
Oysaki kalkınma adına Sosyal Güvenlik ve yaşanabilirlikten vazgeçebilen bir ülke yönetimi ile karşı karşıyayız. Bunun örneklerini son bir kaç olay ile örneklendirebilirim. Birincisi tabii ki de Sosyal Güvenlik Reformunun kabul edilmesi. Bu yasa ile biz gençlerin kaybettiği haklar şunlar; Prim gün sayısı 7000 den 9000 e çıkıyor, kadın için 58, erkek için 60 olan emeklilik yaşını 65'e çıkıyor. Ayrıca malül aylığı ve ölüm aylığı, mevsimsel işçilerin sağlık güvencisi gibi birçok önemli konuda tasarı mevcut hak ve özgürlükleri elden alıyor.
Sosyal Güvenlik ve yaşanabilirlikten vazgeçebilen bir ülke yönetimi demiştim, ikinci örnek olarak ise Başbakan R.Tayyip Erdoğan'ın "En az 3 çocuk doğurun" sözü. Başbakan bu cümleyi kadınlar gününde sarf etti. Erdoğan, genç nüfusun korunmasını isteyerek en az tabirini vurguladı. Çünkü kalkınmadaki en önemli adım halktır. İşgücü halkın nüfusu ile doğru orantılıdır.
Bugün Çin ve Hindistan yoksul halkı sayesinde buralara geldi. Çin veya Hindistan'ın geçmişi hakkında pek bir bilgim yok; ama bu gelişmenin arkasında böyle bir sosyal güvenlik tasarısının olduğunu tahmin edebiliyorum.Devamı...
8 Yaşında Seri Katil
Hindistan'ın Bihar kentinde, 6 aylık bebeği taşla öldürüp gömen 8 yaşındaki bir çocuk, tutuklandı. Amarjett isimli çocuğun geçen yıl da 5 aylık kız kardeşini ve 1 yaşındaki kuzenini aynı şekilde öldürdüğü açıklandı. Amarjett, polise verdiği ifadede suçunu kabul etti. Polis, küçük seri katilin akli dengesinin yerinde olmadığı ihtimali üzerinde duruyor.Devamı...














